Yeni yasa, Mart 2020’de kabul edilen ve hükümete Covid-19 salgınıyla mücadele etmek için topluma müdahale etme yetkisi veren acil salgın yasasının yerini alıyor.

Yeni yasa uyarınca parlamentoya daha fazla denetim verildi ve görevdeki Sağlık Bakanı’nın artık bir salgını kontrol altına almak için yasada yapılacak herhangi bir değişiklikte destek istemesi gerekiyor.

Bu nedenle, “müdahaleci nitelikteki” kısıtlamalar artık parlamento oylaması gerektirecek ve tek taraflı olarak Sağlık Bakanı tarafından konulamayacak.

 Bununla birlikte, parlamento komitesi, hükümetin yeni yasa uyarınca mevcut kuralları kaldırmasını, gevşetmesini veya “önemsiz değişiklikler” yapmasını engelleyemeyecek.

Yasa, önceki önerinin, yetkililerin dar bir şekilde belirlenmiş bir dizi durumda aşılamayı zorlamasına olanak tanıyan bir maddeye karşı direniş nedeniyle eleştirilmesininardından geçen hafta geçirilmişti.

Yeni yasa ayrıca hükümete ve sağlık yetkililerine, gelecekteki pandemi veya salgın hastalıklar sırasında danışmanlık hizmeti verecek 11 üyeli bir salgın komisyonu atamalarını da öngörüyor.

Mevcut kanuna benzer şekilde, yeni kanun, halk sağlığını korumak için gerekli görülen bazı durumlarda zorla gerekli görülen muayene, test, tecrit ve tedaviye izin veriyor.

Yüz maskelerinin zorunlu kullanımı ve halka açık toplantı kısıtlamaları da yeni yasayla sağlanıyor.

Sağlık Bakanlığı Pazartesi günü yaptığı açıklamada, önceki yasa kapsamında halihazırda yürürlükte olan koronavirüs kısıtlamalarının devredildiğini ve yeni yasa kapsamında yürürlükte kaldığını doğruladı.

Ritzau’nun geçen hafta parlamentonun yasayı onaylamasından sonra bildirdiğine göre, bir dizi unsur, özellikle de enfeksiyon izleme hükümlerinin hükümetin genel kamuoyu gözetlemesine olanak sağlaması nedeniyle eleştirilmişti.