Berlingske Tidende Gazetesi’nin haberine göre, Danimarka’da sosyal yardım (kontanthjælp) alan ana-babaların yüzde 40’nın çocukları da sosyal yardım ile geçiniyor.

Her nekadar hükümet bugünlerde sosyal yardım yasasında reform yapılarak sosyal yardım alabilmeyi zorlaştırmak istiyorsa da, bu reform ile hükümetin büyük ekonomik tasarruflar yapabileceğine büyük olasılık verilmiyor.

Düşünce tankı Kraka’nın, Danimarka İstatistik Kurumu (Danmarks Statistik) ve Dream- Kayıt kurumu’nun verilerine dayanarak yaptığı irdelemelere göre sosyal yardım alanında gözle görülür bir durum ortaya çıkıyor: Sosyal yardım ile geçinen ana-babaların büyük bir çoğunluğunun çocukları da sosyal yardım alıyor. Açıklamaya göre, 18-24 yaşları arasındaki sosyal yardım almakta olan gençlerin %40’nın anne-babasının da sosyal yardım almakta ya da almış olduğu görülüyor. Bu veriler Danimarka genelindeki genel veriler. Etnik kökenli (istatistiklerde göçmen tanımlaması kullanılıyor) gençlerle ilgili verilere göre ise bu durum daha ağır. Nitekim göçmen anne-babaların %60’ı ve onların 18-24 yaşları arasındaki çocuklarının ise %70’i  sosyal yardım alıyor.

Kraka’nın ekonomi lideri Jonas Zielke Schaarup, bu veriler gözönünde tutulduğunda hükümetin reformlarla bu alanda büyük tasarruflar bekleyemeyeceği değerlendirmesi yaptı. Jonas Zielke Schaarup, ”Güçlü olanlar, ki bu küçük bir guruptur, zaten bir şekilde iş bularak sosyal yardım sisteminden çıkar. Zayıf durumda olan diğer büyük guruptan ise bir mucize beklenmemeli. Çünkü onların şansı daha baştan kaybolmuş durumda.” yorumunda bulundu.

Uzun vadeli çalışmalar gerekli

Düşünce kuruluşu Kraka, 30 yaşın altındakilere sosyal yardımın azaltılmasını, buna karşılık gençlerin bir işe yada eğitime başlatılmalarını önermişti. Böylesi bir uygulama 1990’lı yıllarda uygulanmış ve bir ölçüde başarılı sonuçlar alınmıştı. Ancak, başarılı sonuçlar daha çok, yüksek eğitimli ailelerin çocuklarında görülmüştü.

Araştırmacı Martin D. Munk, toplumun en dibindeki zayıf konumda olanların içinde bulundukları zayıf durumdan çıkabilmeleri için, daha çocuk yuvalarından ve ilkokuldan başlanarak uzun vadeli çalışmalar yapmanın bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Aksi takdirde, zayıf durumda olanların sosyal yardımlarını azaltmanın bir sonuç vermeyeceğini, çünkü zayıf durumda olanların bir iş bulamayacaklarını, dolayısıyla daha da fakirleşeceklerini savundu.