Sünnet konusu da bu yaz aylarında gündeme getirilen ve en çok tartışılan konulardan biri oldu. Danimarka’da 5.000 erkek üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, hatalı sünnetlerin feci sonuçlar doğurabileceğini, uzun vadede cinsel yaşamı olumsuz etkileyebileceğini açıkladı.

Bu açıklama, bir hıristiyan ülkesi Danimarka’da geniş tartışmalara yol açtı. Çünkü, araştırma sonuçlarında, sünnet olan erkeklerin %05’inin cinsel yaşamında olumsuz etkilerin görüldüğü, orgazm da zorluk çektikleri, cinsel ilişkide bulundukları kadınların daha az cinsel haz duydukları gibi savlar yer alıyor.

Daha önce de bir kaç kez gündeme gelen dini nedenlerle yapılan sünnetler, son zamanlarda tartışmaları yeniden hızlandırdı. Sünnet karşıtları ve taraftarları sürekli okuyucu mektuplarıyla sünnet konusunu uzun süre gündemde tuttu. Kimisi siyasi içerikli, kimisi din ve kültür içerikli okuyucu mektupları ve haberler zaman zaman kızgın tonlara ulaştı. Hele hele Almaya’da Köln mahkemesinin sünneti yasaklayan kararı, tartışmalara tuz biber ekti.

Sünnet karşıtı tartışmalar Müslüman ve Musevi çevrelerde doğal olarak rahatsızlık yarattı ve bu çevrelerden tepkiler geldi.

Danimarka’da kontrol altında

Aslında Danimarka Sağlık İdaresi’nce hazırlanmış olan bir sünnet genelgesi vardır ve hastanelerde, doktorlar sünnet yaparken bu genelgeye uymak zorundadır. Ancak hastanelerde uygulanan bu genelge, hastaneler dışında yapılan özel sünnetler için geçerli değil.

Yaz aylarındaki yoğun tartışmalar üzerine Başbakan Helle Thorning Schmidt; “-Yapılan işlerin sağlıklı ve düzgün bir şekilde olmasınının güvence altına alınması gerekir. Bu konuda hükümet gereken önlemleri alacaktır. Bu konuda Sağlık İdaresinin genelgesine noktası noktasına uyulup uyulmadığını inceleyeceğiz.” dedi.

Sağlık Bakanı Astrid Krag da, yapılacak incelemelerle sünnetlerin ne kadar yaygın olduğunu ve sünnet sonucu meydana gelmiş olumsuzlukların ortaya konulacağını bildirdi. Bakan Krag, Sağlık İdaresi’nin genelgesi uyarınca her yapılan sünnette bir doktorun hazır bulunması gerektiğine işaret etti ve doktorların hazır bulunmadığı sünnetlerin yapılıp yapılmadığının ortaya konulacağını söyledi.

Sünnet kontrolleri gerektiği gibi yapılmıyor

Sağlık İdaresi’nin genelgesine göre, sünnet sırasında daima bir doktor hazır bulunacaktır. Ancak sünnet hastanelerde, kliniklerde değil de özel yapılıyorsa, bu kontrollar yapılamıyor. Şimdi istenilen, sünnetlerin, özel yapılan sünnetler de dahil tüm sünnetlerin Sağlık Idaresi genelgesine uygun olarak yapılmasının güvence altına alınması.

Danimarka’daki sünnetlerin büyük bir kısmı Müslüman ve Musevi çocuklara yapılıyor. Müslüman çocukların çoğunun sünnetinde ehil bir doktorun hazır buluduğu, buna karşılık Musevi çocukların sünnetinin bir haham tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor.

Danimarka’daki Musevi’lerin Baş Hahamı Bent Lexner, sünnetlerde kontrol yetersizliği olduğu iddialarını reddediyor. Gerek Müslüman kurumlar ve kuruluşlar gerekse Museviler, sünnetlerde sağlık güvencesi kontrolu istemine olumlu bakarak ve bunu destekleyici açıklamalar yaptılar.

Musevı Toplumu Baş Hahamı Bent Lexner; “-Kusura bakmayın. Ama, sünnetin nasıl yapıldığını öğrenebilmek için Danimarka’da hiç bir  doktorun yapmadığından çok daha fazla sünnetlere katılarak gördüm, gözlemledim ve öğrendim. Sünnet yapmaya başlamadan önce iki yıl haftada iki kez sünnetlere katılarak tıbbî kuralları, nasıl uygulanacağını, çekilen acıya karşı nasıl davranılacağını, bandaj sarmayı ve diğer tüm ayrıntıları öğrendim. Onun için, bu konuda saçma sapan iddialarla gelmeyin lütfen. Kaldı ki, ben bu konuda görüş açıklayan doktorların tümünden çok daha fazla sünnet yaptım.” dedi.