Danimarka’da fakirlerin toplum içindeki payı giderek artıyor. Fakirliğin en çok yaygın olduğu belediyeler Başkent Kopenhag Bölgesi ile Batı ve Güney Sjælland Adası’nda.

Berlingske Gazetesi’nin haberine göre, Danimarka’da ”fakir” olarak tanımlanan insanların sayısı sürekli olarak artıyor. İşçi Hareketi Meslekler Konseyi AE”nin (Arbejderbevægelsens  Erhvervsråd) son raporunda yer alan bilgilere göre, fakir insanların sayısı Başkent Kopenhag Bölgesi’ne yaklaştıkça daha da artıyor.

AE’nin 2010 yılına kadar olan gelişmeleri izleyen analizlerine bakılırsa, yaklaşık 250.000 kadar Danimarkalı, Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü OECD’nin ‘fakir’ diye tanımladığı insanlardan daha az bir parayla geçinmek zorunda. Yani Danimarka’da yaklaşık 250.000 kadar insan 4 çocuklu bir aile göz önünde tutulursa ayda kişi başına 5.047 kron para ile geçinmek zorunda. Bu miktarla geçinmek zorunda olan ve fakir diye tanımlanan bu insanlar toplumun en alt tabakasını oluşturuyor. Öyle ki, bu miktar para, yaşamın pahalı olduğu bu ülkede, yemek, ilaç ve ev kirasını karşılayabilmekte yetersiz kalıyor.

Fakirliğin yaygınlaşmakta olduğunu doğrulayan bir açıklama da kısa adı KAB olan Sosyal Konutlar İdaresi’nden geldi. KAB ev kirasını ödeyemeyenlerin sayısının her geçen gün artmakta olduğunu duyurdu. Bu yüzden büyük gelir kaybına uğradıklarını belirten KAB, bütçenin denk getirilebilmesi için kiraları arttırmak zorunda kaldıklarını, gereken onarımları yapamadıklarını ve temizlik hizmetlerini veremediklerini, çocuk oyun alanlarının gerektiği şekilde bakılamadığını kaydetti.

AE’nin raporunda fakirliğin en yaygın olduğu yerler listesinin ilk beşinde, Türkiye’den Danimarka’ya göçmüş çok sayıda insanın yoğun yaşadığı Başkent Kopenhag Bölgesi’ndeki Brøndby, Albertslund, İshøj, Kopenhag ve Høje-Tåstrup belediyeleri yer alıyor. Slagelse ise listede 8. sırada.

Aalborg Üniversitesi’nde araştırmacı Morten Ejernæs, son yıllardaki bu gelişmenin çok kaygı verici olduğunu vurguladı. Morten Ejernæs değerlendirmesinde, fakirleşmenin sadece  toplumun marjinalleştirilmiş geleneksel zayıf gurupları arasında değil, eğitimli ve yüksek vasıflı insanları arasında da yaygınlaşmakta olduğunu söyledi. Araştırmacı Morten Ejernæs, bunda işsizliğin artmakta olmasının ve işsizlik sigortası süresinin 4 yıldan iki yıla indirilmiş olmasının da önemli rol oynadığı belirtti.