A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, Estonya ile yarın yapacakları 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri D Grubu maçı öncesi basın toplantısı düzenledi.

Milli futbolcu Mehmet Topal ile birlikte karşılaşmanın oynanacağı A. Le Coq Arena’da basının karşısına çıkan Terim, Milli Takım’ın 2008’de Tallinn’de Estonya ile golsüz berabere kaldığı hatırlatılarak, kendisine yöneltilen “Bu kez farklı olan ne?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“O zaman yitirdiğimiz puanın telafisi vardı ama şimdi burada kaybedebileceğimiz herhangi bir puanın telafisi yok. En belirgin fark bu. Play-Off’lara gidebilmemiz için son iki maçta sadece kazanmak da yetmiyor. Birçok hesabın olduğu ortam içindeyiz. Bizim için mühim olan puan kaybetmemek. İki dönem arasında değişen bir şey de Estonya’nın takım olarak daha ileriye gittiğidir. İbrenin kimden tarafa göründüğünü bilmiyorum ama kazanmamız gerektiğini biliyoruz. Galibiyetin dışında herhangi bir sonuç bizi mutlu etmeyeceğine göre, bu atmosferde oynayan bir Türk Milli Takımı olacak. Muhakkak ki futbol bu, hiç itirazımız yok, her şey olabilir, oluyor da ama kazanmak için de her şeyi deneyeceğiz. Burada bizim psikolojik durumumuz tabii ki Estonya ile aynı değil. Biz, genel olarak baskı altında olan tarafız ancak yarın gerek fizyolojik, gerek psikolojik, hiçbir bahaneyi öne sürmeden çıkıp, oynayıp, kazanmalıyız. Oyuncularımın da bu konsantrede olduğunu biliyorum. Ümit ederim Hollanda maçını play-off öncesi final gibi bir duruma getirebiliriz.”

Fatih Terim, Estonya’nın en iyi oyuncusunun kim olduğu sorusuna, “14 numaralı oyuncu. Son maçta iki gol atmıştı” yanıtını verdi.

Teknik direktör Terim, kariyerinde yaşanan ani değişimin milli takıma nasıl yansıdığı sorusunu ise şöyle yanıtadı:

“Son iki maçta onların başındaydım. Nasıl davranıyorsam öyle davranıyorum. Herhangi bir şekilde oyunculara bir zarar verdiğini ya da daha değişik bir atmosfer yarattığını düşünmüyorum.”

Türk futbolunda, derbi maç sonrası milli takım oyuncularının ruh hallerinden bahsedildiği belirtilerek, bunun takıma nasıl yansıdığı sorusu üzerine Terim, “Ben, futbol hayatımda çok sebebe ve bahaneye sığınan bir nesilden geliyorum ki antrenörlüğümde çalıştığım tüm takımlarda bu bahaneleri kaldırmak için çok uğraştım. Bu da onlardan birisi. Yarın bir gün derbiler birinci, ikinci maça denk gelecek. Avrupa’da ve dünyada örnekleri var. Derbiler hep olmalı. Sahada olanın sahada kaldığı bir derbi olursa, onun dışına taşan herhangi bir şeyi çok çabuk hallederiz milli takımda. Bunlar olmalı da. Bize herhangi bir yansıması olmadı, olmaz da” diye konuştu.

Dünya Kupası için, ümitleri devam ettirmek için sahada çok çalışmaları gerektiğini vurgulayan Terim, “İyi bir insansanız, kalbiniz temizse ve işinizi iyi yapmak için uğraşıyorsanız zaten Allah size verir. Ama siz gereğini yerine getirmeden de kimseden bir şey bekleyemezsiniz. Şu anda neredeyse herkes çok ümitli. Ama biz, çok az bir süre önce Avrupa Şampiyonası kuralarına hazırlanıyorduk. Allah’a şükür bu duruma geldik. Bu ümidi devam ettirmemiz için de sahada çok iyi çalışmamız ve söylediklerimizi saha içinde yapmamız bizim için çok önemli. Bundan sonra her şey yanınızda olacaktır, en başta da Allah yanınızda olacaktır” şeklinde konuştu.

Mutlu olup olmadığı sorulan tecrübeli teknik adam, “Tabii hayat mutlulukla, mutsuzluk arasında geçen bir süreç. Mutluluğum da var, mutsuzluğum da ama şu anda tamamen Estonya ve Hollanda maçların düşünüyorum” dedi.

Teknik direktör Terim, oyuncularının bu önemli iki maça çok çabuk adapte olduklarını ifade ederek, “Şu anda maçı sabırsızlıkla bekliyorlar. Endişelerimizden bir tanesi işin paniğe ve telaşa dönmemesi” diye konuştu.

Normal oyunlarını sahaya yansıtmaları durumunda mücadelenin büyük bir ihtimalle Türkiye’nin baskısı altında geçeceğini anlatan Terim, şöyle devam etti:

“Oyun içinde yaptığımız çeşitli taktik çalışmalarının varyasyonlarını uygulayabilmemiz için sakin olmalıyız. Bir an önce neticeyi hepimiz isteriz ama sonuçta üç puan çok önemli, eğer diğer maçlar da istediğiniz gibi gelişirse. Her şeyin önü ve başı bizim kazanmamız. Bunun futbolcular üzerinde yaratacağı baskının oyuna yansımasından endişeli olduğum için daima bu durumu anlatmaya çalışıyorum. Yoksa bizim belli bir oyun planımız ve taktiğimiz var. Oyunu gördükten sonra bunları değiştirebiliriz. Bu telaş ve panik inşallah olmaz.”

Fatih Terim, çok ümitli ve inançlı olduğunu, futbolcularına da güvendiğini belirterek, “İçimden, Hollanda maçına inşallah bir Play-Off finali gibi gideceğiz gibi geliyor veya dileğim öyle ama içimden öyle geliyor. Onu hak ettiler bence” değerlendirmesinde bulundu.

Sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarılan Nuri Şahin’in yerine bir oyuncu almamasıyla ilgili Terim, şunları söyledi:

“İlla her çıkan oyuncunun yerine birini alacağız diye bir kaide yok. Böyle uygulamalar çok yaptım. Bu sefer değişik bir uygulama yapacaktık, vazgeçtim. Yeni şampiyonada yaparız diye düşündüm. Normal açıklanan kadronun dışında 4 tane bekleme listesi açıklayacaktım. Bir şey olursa, 1, 2, 3, 4 öncelikle takıma girerler diye. Yeni bir şampiyonaya bıraktım. Gerekli oyuncular da var gibi geldi bana. Eğer bir şey yapacaksam, yarın maçtan sonra yapacağım, çünkü 9 tane sarı kart sınırında olan oyuncumuz var. 6’sı burada. İnşallah cezalı oyuncumuz olmaz.”

Milli takımdaki sözleşmesinin 2014 yılının Mayıs ayına kadar olduğu dile getirilerek, sonrasında devam edip etmeyeceği ve Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra konuşulanlara ne zaman yanıt vereceğiyle ilgili sorulara Fatih Terim, şöyle yanıt verdi:

“Milli takımdayken başka bir alanla ilgili konuşmayacağımı daha önce söylemiştim. Şu an tüm konsantrasyonumu ve enerjimi Estonya ve Hollanda maçlarına veriyorum. Bu, son 2,5 yılda veya 2,5 haftada yaşadıklarımı paylaşmayacağım anlamını taşımıyor. Galatasaray Kulübü üyesi ve divan üyesi biri olarak Galatasaray’ı uluorta her yerde tartışmam, tartışılmasına da vesile olmam ve olmayacağım. Ancak Galatasaray kültür ve değerlerine uygun bir ortamda ve uygun zamanda açık yüreklilikle kendimi ve yaşanılanları ifade edeceğimden de emin olabilirsiniz. Şimdilik tek bir şey söyleyebilirim. Duyduğunuz, okuduğunuz her şeyden şüphe duyun. Gerçekmiş gibi sunulan, yorumlanmış servis edilen ve doğru bilgi olduğu iddia edilen haberlere temkinli yaklaşın. Yakın zamanda kimsenin aklında soru işareti kalmayacak. Benim mayısa kadar sözüm var, mukavelem yok.”

“Sonrası için sözünüz var mı?” sorusuna Terim, “Şimdi her şey için serbestim, ama mayısa kadar sözüm var, sadece” yanıtını verdi.

Bu arada, Fatih Terim kadroyla ilgili bir soru üzerine Estonya maçında sahaya süreceği ilk 11’i açıkladı.

Estonya karşısında sahalarında 2 stoperi bırakıp, 8 kişiyle rakip yarı alanında olmaya çalışan bir taktik anlayışla kazanmak için oynayacaklarını vurgulayan Terim, “Bizim için üç puan önemli. 1-0 bile yeter” ifadesini kullandı.

Terim’in açıklamasına göre, yarınki maçta sahaya çıkacak 11 kişilik kadro şöyle:

“Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Semih Kaya, Ömer Toprak, Caner Erkin, Gökhan Töre, Selçuk İnan, Mehmet Topal, Arda Turan, Burak Yılmaz, Umut Bulut.”

MEHMET TOPAL: “BÜTÜN KONSANTRASYONUMUZU OYUNA VERİP İKİ MAÇI DA KAZANIP PLAY-OFFLARA KATILACAĞIZ”

A Milli Futbol Takımı oyuncusu Mehmet Topal ise zorlu bir ekibe karşı oynayacaklarını, takım olarak iyi durumda olduklarını belirterek, “Her şeyin farkındayız. Umut ediyorum ki sahaya en iyi oyunumuzu yansıtıp galip geliriz. Kazanma arzumuz en üst düzeyde. Kendi hatalarımızdan bu noktaya geldik. Hatalarımızdan dersler çıkarttık. Hocamızla beraber iyi bir çıkış yakaladık. Ülkemiz açısından iki önemli maç oynayacağız. Hatanın telafisi yok. Bütün konsantrasyonumuzu oyuna verip iki maçı da kazanıp Play-Offlara katılacağız. Umut ediyorum ki Dünya Kupası’na gideceğiz” diye konuştu.

Fenerbahçe’nin Trabzonspor ile Spor Toto Süper Lig’de yaptığı maçta yaşananlarla ilgili soru üzerine milli futbolcu, “Bazen maçlarda yorulduğunuzda adrenalin üst seviyeye çıkıyor. Burası milli takım. Bu kapıdan girince hiçbir zaman sorun olmamalı ve olmamıştır. Burada hepimiz kardeş gibiyiz. Kesinlikle bir sorun olduğunu düşünmüyorum” ifadesini kullandı.