Devlet Bahçeli: 'Türk milleti her şeyin farkındadır'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup topqantısında konuştu. Bahçeli, Başbakan’ın istismarları sonuç vermeyecektir. Başbakan’ın hile ve desise dolu sözleri amacına ulaşamayacaktır.Türk milleti her şeyin farkındadır” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın boş konuştuğunu ve milletin aklı ve zekâsıyla alay ettiğini belirten Bahçeli, “Aynı oyunu 12 Eylül 2010 Referandumundan önce de oynayan bu zihniyet, bu kez baltayı taşa vurmuş ve erkenden yakayı ele vermiştir. 2003 yılında askerimizin başına çuval geçirilmesini alttan alan Başbakan, bu defa milletimizin birliğine ve dirliğine PKK çulu geçirmek için bizzat inisiyatif alsa da muradına eremeyeceğini görecektir. Başbakan’ın istismarları sonuç vermeyecektir. Başbakan’ın hile ve desise dolu sözleri amacına ulaşamayacaktır.Türk milleti her şeyin farkındadır. Demokrasinin normalleşmesi, ekonominin belini doğrultması, Türkiye’nin sosyal ve siyasal yüklerinden kurtulması için yeter ve gerek şart Başbakan ve zihniyetinin geri gelmemek üzere siyasetten silinmesidir” dedi.

“Hükümet Suriye’deki gelişmelerin boyutunu okuyamamıştır”

Bahçeli, “AKP hükümeti Suriye’deki gelişmelerin boyutunu, istikametini okuyamamış ve anlamlandıramamıştır. En başta Akçakale, Ceylanpınar ve Reyhanlı olmak üzere hudut boylarındaki ilçe ve illerimiz Suriye kaynaklı kurşunlara, bombalara ve terörist saldırılara açık hale gelmiştir. Suriye’de ölen yüz bini aşkın insan ve iç karışıklıktan kaçan milyonlarca Suriyeli mülteci bölgesel çapta son derece kaygı ve üzüntü verici bir resmi ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte Türkiye bu işten en zararlı çıkan ülkelerden birisi olmuştur. Yalnızca İstanbul’da Suriyeli sığınmacıların sayısı yüz bini bulmuştur. Ve bu sayı ülke genelinde beş yüz bini aşmıştır” diye konuştu.

“Bu sözleri ancak tescilli bir Türk düşmanı söyleyebilecektir”

Bahçeli, “Andımızın kaldırılma teşebbüsünün yol açtığı milli ve haklı tepkiden ürken Başbakan her gittiği yerde kara çalmaya devam etmiş, her açıklamasında gayri milli özelliklerini bir kez daha ortaya koymuştur. Şu sözleri söyleyen bir zat Türk milletinin oylarıyla 11 yıldır iktidardadır: “Türküm dediler, ama Türkiye’nin itibarını yerlerde süründürdüler. Doğruyum dediler, Türkiye’yi yolsuzluklara mahkum ettiler. Çalışkanım dediler, yıllarca yan gelip yattılar.”Bu sözleri ancak ve ancak tescilli bir Türk düşmanı söyleyebilecektir” dedi.

“Türklükle uğraşma, haçlı sevdandan vazgeç”

“Başbakan Erdoğan Türklüğe savaş açmıştır” diyen Bahçeli şunları söyledi; “Sayın Başbakan ilkokul çağlarında Andımızı okunurken, hiç mi kalbin çarpmadı, hiç mi duygulanmadın? Yıllar yılı sen de, öyle ya da böyle Türküm, doğruyum ve çalışkanım derken içten içe Türk olmadığını mı hatırladın, Türklüğe kin ve husumet mi besledin? Söyler misin bize, Türk olmak seni niçin bu kadar gocundurmakta, niçin bu kadar kaşındırmaktadır? Türk milletinin gönlü öyle geniş, adaleti, hoşgörüsü ve merhameti öyle fazladır ki, seni bile zirveye taşımış, seni bile baş tacı yapmıştır. Sen ki mahalle aralarında top oynarken bu millet seni Başbakanlığa, Türklük seni siyasetin tepesine çıkarmıştır. Bu mudur kabahat, bu mudur suç? Sayın Başbakan Türk’üm diyen değil, bizzat sen Türkiye’nin itibarını yerlerde süründürdün. Doğruyum diyenler değil, yolsuzluğun dibini sen boyladın. Çalışkanım diyenler değil, sen, hısımların, dünürlerin ve çevrendekiler “yan gel osman bir dönüm bostan” deyip hüküm sürdünüz. Türklükle uğraşma, Haçlı sevdandan vazgeç. Onlar emeline ulaşamadı, sen ise asla hedeflerine varamayacaksın.”

“Milliyetçilik tanımları yapması utanmazlık örneğidir”

Bahçeli, “Sayın Başbakan Andımız slogan değil, adı üstünde And’dır, yemindir. Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan Başbakan’ın milliyetçilikten bahsetmesi, milliyetçilik tanımları yapması utanmazlık örneğidir. Sayın Başbakan bilmelisin ki, sen hakir gördüğün slogan milliyetçisi bile olmazsın. Zira milliyetçilik BOP’un panzehrindir, senin karşı cephendir ve sana çok yabancı milli bir değerdir. Eğer senin bir milliyetin varsa, eğer senin bir kimliğin mevcutsa, sana tavsiyemiz sen de onun sloganını at, sen de onunla övün, sen de onunla gururlan. Yoksa sus, seni ya arif bilsinler ya da adam sansınlar. Sorarım sana Sayın Erdoğan biz ki, göğsümüzü gere gere Türk’üz diyoruz, peki sen ne diyorsun, neyinle iftihar ediyorsun? Milli ve manevi değerleri istismarla mı övünüyorsun? Yabancıların dümen suyuna girmekle, küresel kanlı projelere Eşbaşkan olmakla mı kendini teselli ediyorsun. Ya da başörtüsü üzerinden geçinmekle mi avunuyorsun?” dedi.

“Başörtüsünü PKK’nın ve rezilliklerinin kılıfı yapmıştır”

Bahçeli, “Başbakan Erdoğan yıllardır başörtüsünü siyasetin malzemesi yapmış, bunun üzerinden bunca zamandır nemalanmıştır. 2008 yılında İspanya’da yaptığı bir açıklamadan sonra partimizin girişimi ile başörtüsü meselesinin kalıcı ve bütünüyle çözülmesi için harekete geçildiği henüz hafızalardadır. Anayasa’nın 10 ve 42’nci maddeleri ve YÖK Kanunun geçici 17 maddesindeki değişikliklerle başörtüsü sorunun biteceğini yıllar önce ifade etmiş, samimiyetle konuya eğilmiştik. Ancak AKP hükümeti özellikle YÖK Kanunun ilgili maddesini değiştirmekte gönülsüz ve isteksiz kalmış ve bu mesele de sürüncemede bırakılmıştır. Şimdi ise başörtüsü bir kez daha gündeme gelmiş ve PKK paketinin içine koyulmuştur. Bizim başörtüsünden rahatsız olmamız eşyanın tabiatına aykırıdır. Ne var ki, Başbakan Erdoğan başörtüsünü inançlı hanımefendilerin başına takmaktansa PKK’nın ve rezilliklerinin kılıfı yapmıştır. AKP’ye oy veren değerli kardeşlerim bu kurnazlığı, bölücü paketin içine başörtüsünü iliştirme şirretliğini şüphesiz iyi değerlendirecekler, bunun da eninde sonunda hesabını Başbakan’dan soracaklardır” diye konuştu.

“CHP, AKP’nin şanzımanı, BDP motoru, PKK’da direksiyonu olmaya tam olarak taliptir”

Bahçeli, “Gördüğümüz kadarıyla, üzerinde uzlaşılan maddelerin TBMM’ne getirilerek yasalaşması konusunda AKP-CHP arasında medya kanalıyla diyalog ve iletişim hatları kurulmaktadır. Bizim bu aşamada diyeceğimiz öz olarak şudur: Milliyetçi Hareket Partisi, Uzlaşma Komisyonu faal ve çalışır haldeyken, uzlaşmayla belirlenen maddelerin bölük pörçük bir şekilde Meclis Genel Kurulu’na getirilmesine karşıdır. AKP, ikizi BDP ve gizli ortağı CHP uzlaşma masasından kalkarlarsa diyebileceğimiz bir şey yoktur. Uzlaşma ilkelerini ve zemini sabote etmeleri halinde, sahip oldukları gerekli sayısal çoğunlukla istedikleri maddeleri Genel Kurul’da yasalaştırabilmelerinin önünde bir mani hal olmayacaktır. Böylelikle Türk milleti de kimin uzlaşmaya ve diyalogdan kaçtığını tüm açıklığıyla görebilecek, AKP-CHP-BDP ve PKK ortaklığını tüm çıplaklığıyla anlayabilecektir. Öyle anlaşılıyor ki; CHP, AKP’nin şanzımanı, BDP motoru, PKK’da direksiyonu olmaya tam olarak taliptir. Milliyetçi Hareket Partisi ise her zaman olduğu gibi büyük Türk milletinin yanında duracak, ilkelerinden, vaatlerinden ve sözlerinden asla caymayacaktır” dedi.